KURUMSAL HAYATTA TAKIM OLMA VE SİNERJİ

Kurumsal yaşam; son beş yılda, özellikle de salgın ile birlikte gelen değişimle birlikte büyük bir dönüşüme uğradı.

Çalışan bağlılığı, takım ve grup olabilme, birlikte bir amaca yönelik proje yürütme eylemleri; kurumlarda stres ve zaman yönetiminden daha fazla önem kazandı.

Bu durumun sebepleri ve sonuçları üstüne oldukça uzun tartışmalar yapılabilir elbet.

Bana göre, iş dünyası, artık kalbini de yanına almayan ve birlikteliği sindiremeyen çalışanlarla son dönemde ilerleyemez hale geldi.

İnsanlar, dış dünyada olan biten her türlü zorluğa göğüs germeye çalışırken, ailesinde de bütün bu zorlukların yansımalarını deneyimliyorlar, dolayısıyla da, iş yerinde samimiyetsizlikten ve dayatmacı zihinlerden uzak duruyorlardı.

Sebebi açıktı. Dışarıda ve evde hayat zordu. Günün çok büyük bir kısmını iş başında geçiriyorken, bir zorluk da, iş ortamında fazla geliyordu.

Sonunda olanlar oldu. Birlikte olmayı becerenler ve beceremeyenler, kurumların geleceğini belirlemeye başladı.

Peki, sinerjiyi yakalayabilen takımların olduğu kurumlarda neler oldu.

*Hiyerarşik sınırlar azaltıldı ve merkeziyet kayboldu.
*Bireysellik yerini ortak akıl ve çalışmaya bıraktı.
*Çalışanlarda kuruma ve birbirlerine bağlılık arttı.
*Rekabet yerini iş ve güç birliğine bıraktı.
*Bilgi ve kaynakların paylaşımı en üst düzeye geldi.
*Sorumluluklar paylaşıldı.
*Otokratik yapı azaltıldı.
*Koordinasyon arttı. Bölümler arası bütünleşme oluştu.
*Yaratıcılık arttı.
*Statüko yerini, hesaplı risk alma ve değişime bıraktı.
*Yetkilendirme güçlendirme ve inisiyatif kullanma arttı.

Şöyle bir bakacak olursak, takım ruhu ve sinerjiyi yaratmanın geleceğimiz için önemini çok daha net kavrayabiliriz.
Ayşe Burcu Eren
#kurumsal #takımolma #liderlik #sinerji #kurumsaleğitimler #takımolmasanatı #softskıllstraining


Paylaş: