ÇEKİRGE VE SENSEİ

 ÇEKİRGE VE SENSEİ
13 Eylül 2020 Pazar
ÇEKİRGE VE SENSEİ

İDİL AKİDİL in kaleminden

24 Aralık 2001

 

Amerikalılar kısaltma yapmaya bayılıyorlar, hatta kısaltılan kelimelerin baş harflerinden de ilgili başka kelimeler oluşturuyorlar.

 

Kısaltmaya da anlam katıyor, öğrenmeyi kolaylaştırıyorlar. Örneğin; performans hedeflerinin SMART (Akıllı-zarif) olması gerektiği öğretilir. (Simple, Measurable, Achievable, Reasonable / Realistic, Time-bound).

 

Yani, Türkçe karşılıklarıyla; basit, ölçülebilen, ulaşılabilir, mantıklı/gerçekçi ve zamanla sınırlandırılmış istekler hedef olarak tanımlanabilir.

 

Benzeri bir kısaltmaya da Koçluk hakkında rastladım. Koç -COACH nasıl olunur? ("Don't Boss, COACH", Forrest C. Greenslade, Ph.D.). Önce kısaca Koçluk'tan bahsedelim.

 

Patron, ya da Yönetici sıfatına sahip olmak nasıl da güçlü hissettiriyor insanı... Klasik anlamda bu unvanlar "emir vermek" ve "kontrol etmek" eylemleriyle bir arada düşünülüyor.

 

Ego memnun oluyor (!), "bugüne kadar çekilenleri başkalarının çekme zamanı geldi" düşüncesi hakim oluyor bazılarında. Ancak uygulaması çok kolay olan bu geleneksel yaklaşım, değişti.

 

Aslında çok daha zor sorumluluklar eklendi Patronluğa ya da Yöneticiliğe.

 

İş yaşamı ile özel yaşamı birbirinden ayırabilmek olanaksız. Kimlikler, kişilikler aynı kişide her iki alanda da birbirinden çok farklı olmuyor... Düşüncelerimizi, inançlarımızı, korkularımızı, tutumlarımızı, paradigmalarımızı, alışkanlıklarımızı iş yaşamına da taşıyoruz.

Bu unsurların iş yaşamında olması ise Yöneticilere / Patronlara aslında birer Koç olmaları gerekliliğini getiriyor. Sadece emir verip sonuçları kontrol ederek ilerlemek mümkün değil.

 

Greenslade'in C.O.A.C.H. kısaltması ise şöyle:

Collaborate - İşbirliği yap - Çalışanlarıyla ortak çıkarlar için işbirliği içinde olmak gerektiğini göstermek.

 

Observe - Gözle - Çalışanların gelişimini sürekli olarak izlemek. Geri bildirim vermek. Duygularını anlamak. Başarılarını kutlamak.

 

 Ask - Sor - Çalışanlardan bilgi almak. Katkılarına ortam hazırlamak, katkılarını istemek. Sorumluluk vermek. Onlardan öğrenmek.

 

Challenge - Zorla/ Meydan oku - Varsayımları tartışmak. Diyaloglara ortam hazırlamak. Yanıtları zorlamak. Problemleriyle ilgilenmek. Korkularının üstüne gitmek.

 

Hypothesize - Hipotez üret - Araştırmaları, üzerinde çalışmaları için düşünceler ortaya atmak. İddialarına mantıklı yaklaşım desteği vermek.

 

Kendini doğrulayan kehanet kavramından bahsetmiştik daha önce (Kırk defa söylersen, olur.

 

Tanımı: birinin diğerleri hakkındaki inançlarının, onlara karşı nasıl davranacağını belirleyeceği, ve bu da inandığı şekilde davranışlar görmesine sebep olacağı şeklinde.

 

Bu kapsamda, patronluk yapmakla, koçluk yapmak arasındaki farkın da yöneticilerin çalışanlara bakışlarının arkasındaki düşüncelerden doğduğu söylenebilir.

 

Patronluk yapanlar, çalışanları zorlar, iter. Koçluk yapanlar destek olur, yol açar.

 

Patron, diğerlerinin karar vermesine izin vermez. Kontrolü elinde tutar. Koç ise çalışanların karar verebileceği ortamı hazırlar. Patron konuşurken, emir verir; koç: sorar, ister, dinler.

 

Birçok yazarın sık kullandığı bir sözcük var. Özellikle yönlendirme yaptıklarında, öğüt verdiklerinde kullanıyorlar.

 

ÇEKİRGE!

 

Burada da değinmeden geçemeyeceğiz: Çekirgelik - sensei ilişkisini hatırlayın.

 

En güzel koçluk örneklerinden biridir.

 

Çekirge, mücadele ederek öğrenir. Sorularına sensei soruyla karşılık vererek çekirgesini daha çok düşündürür.

 

Ama her şeyden önemlisi çekirge'nin kendi içindeki gücü fark etmesini, potansiyelini ortaya çıkartmasını sağlar.

 

Arşiv: ntv.com.tr / 24 Aralık 2001

İdil Akidil - İnsan Kaynakları Yazıları

 

 

 

 

 

 

 

 

BLOG ARŞİVİ İÇİN TIKLAYINIZ

WhatsApp Destek Hattı