Bir dehlize düşmüş, zifirin ortasındaydım.

Bugün gölgelerin içinde öylece sarışıp uyumak istedim.

Öyle gri, yumuşak, solgun hatıralar vardı orada.

 

Belki bin yılın hüznü tenimdeydi.

Yüzlerce yılın hikayesi hücerelerimde.


Önce izin verdim.

Bütün varlığımı saran bu ılık, ağır sarmalanmışlığa.


Aldı beni içine.

Derinleştikçe derinleştik.
Ağırlaştık.Koyulaştık.


Griler, siyaha döndü.

Karanlık noktalarsa

Zifire.


Bir dehlizin içine düştüm.

Durdum.

Seyrettim.


Korku yoktu.

Karanlığın en derinindeydim.

Ve sakindim.

Sadece duruyordum.


Bekledim.

Neyi?

Ben de bilmiyordum.


Hatırladım sonra.

Ben izin vermiştim. Bu sarmalanmışlığa.


Ve sonra sordum kendime!

Ya hep burada kalırsam?

Öyle ya ben izin verdiysem,

İzni sonlandırabilirdim de.

 

Bilmiyordum ki!

Nasıl çıkacaktım bu dehlizden.


Sorular ardı arkasına

Zihnime uçuşuyor, bense korkuya kapılmaya başlıyordum.


Birden bir ses duyuldu.
-"Hadii, daha bitmedi."


Bitmeyen neydi?

Dikkat kesildim sese.


- "Grileri hatırla, sonra yumuşaklığı.

Hadi daha yolumuz var. Sonra yine geliriz buraya."


Hatırladım!

 

Yine geliriz buraya...

Evet, geliyorduk arada buraya.
Burada tam da dehlizin dibinde,

Zifirin ortasına bakıp, şunu diyordum her seferinde.


"DAHA BİTMEDİ!.."


Ayşe Burcu Eren

#çekirgeedebiyatı 

#çekirgesohbetleri

 


Görsel🙏@asha.earth    


Paylaş: