Bahara girerken yenilenen ruhumuz ... Bahara girerken yenilenen ruhumuz ...

Bahara girerken, tüm doğa yeni baştan kendini var etme çabasına girer.. Sanki ölmüş de yeniden doğmaya hazırlanıyormuş gibi.. Oysa, var olan hiç bir şeyin tamamen yok olmadığını biliriz.. Sadece dönüşüm vardır..Yok olmayız dönüşürüz..

Bugünlerde de aynen böyle bir durum içerisinde bizlerin hali.. Dönüşüyoruz, tıpkı doğa gibi.. Tıpkı var oluş gibi.. kendini sürekli yenileyen var oluş, tabii ki bizleri de etkliyor..

Zihnimiz farklılaşmaya ve sanki sürekli konuşmaya başlıyor değil mi?...:))Ve bedenimiz..Bir içe sığamama durumu.. Sanki bir sıkıntı ya da uyuklama hali.. tende kuruma vücutta şişme vs..

Peki ya Ruhumuz..

İşte o, tam olarak zihnin ve bedenin sınırlarına sığmayan, var oluşun kendisinden bir parça olan ruhumuz...

İşte o her zamanki gibi sakince baharın gelişini kutlamak istiyor aslında..

Biliyor çünkü...Binlerce belki de milyonlarca yıldır, bu bilgiye sahip. Tüm doğumlar, tüm yenilenmeler sıkıntılı ve acılıdır.. Bir çiçeğin açması, gecenin gündüze dönmeden önceki en karanlık hali, bir çocuğun doğumu,...

Bir hücre bile, bir yenisini oluşturuyorsa, bu kendi ederini kendi değerinde verir çünkü.. Kıymeti bilinsin.. Keyfi çıkartılsın diye..

Şimdi, kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Gelecek olan muhteşem yenilenmenin keyfini çıkarın... Bahar tüm var oluşa geliyor, sürekli bir döngüyle.. Bu döngünün bir parçası olun.. Ruhunuza ayak uydurun. O akışta... O döngünün sadece olup bitmesini gözlemliyor..

Zihin ya da beden... Onları sakinleştirmenin yolunu artık biliyorsunuz.. Ruhunuza kulak vermek. Sakince akışın ne olduğunu bilme çabasından çıkıp akışın kendisi olarak..

Sizi Seviyorum..

3 Haziran 2015 Çarşamba

Blog arşivi için tıklayınız →